Kaçırmamanız gereken görüşler: Nasıl mutlu bir işyeri yaratabilirsiniz

İşte mutluluk, işbirliğinin geliştirilmesi, daha yüksek seviyelerde inovasyon ve ortak hedeflere ulaşma arzusu gibi çeşitli olumlu sonuçlar doğuruyor. Peki, mutlu bir işyeri nasıl yaratabilirsiniz?

Bu bir klişe gibi gelebilir ancak yıllar geçtikçe bilimsel araştırmalar kanıtlamıştır ki, çalışan mutluluğu şirketin başarı sonuçlarına doğrudan etki ediyor.

Warwick Üniversitesi’nden bir gurup araştırmacı yakın zamanda, mutlu çalışanların standartlara göre %12 oranında daha verimli oldukları ve %22 oranında çalışanın ise mutsuz akranlarına göre daha üretken oldukları sonucuna vardı.

Bu çalışmanın arkasında yer alan önde gelen profesörlerden Dr. Daniel Sgroi şöyle açıklıyor; Teşvik edici güç, daha mutlu işçilerin zamanlarını daha etkin şekilde kullandıklarını ve kaliteden ödün vermeksizin çalışma kabiliyetlerini arttırdıklarını gösteriyor.

Mutlu bir işyeri yaratmayı listenize dahil etmenin işin zor tarafı olmadığını fark etmek gerekiyor. Burada zor taraf, çalışanlarınızın mutlu ve üretken şekilde çalışmayı sürdürmelerinin en iyi yolunu bulmak.

Aşağıda size çabalarınızı en üst düzeye çıkarmanın bazı yollarını sunuyoruz.

 

Bir hedefi paylaşmak

Mutlu bir işyerine sahip olmak için insanların sadece kâr elde etmek dışında bir şeyle teşvik edilmeleri gerekiyor. Hayatta bir hedef belirlemek için, bunun şirket kültürünün merkezi parçası haline getirilmesi gerekiyor. Bu hedefin, çalışma yaşamımızda zenginlik ve mutluluk yaratması ve bir ölçüde var olmamızın nedenini tanımlaması gerekiyor.

ISS Üst Yönetim Konferansı sırasında ISS’in CEO’su Jeff Gravenhorst’a mutlu bir işyeri yaratmak konusundaki fikirleri sorulduğunda, şöyle söyledi; Herkesin bir hedefe sahip olmasını sağlamak, organizasyonumuzun en başta gelen önceliğidir. Şirketimizdeki her bir bireye ne yaptığımız ve neden yaptığımız konusunda içten ve derin bir anlayış kazandırmak bizim için temel etkendir. Ben, bölüm müdürü, ön-büro temizlik elemanı ya da catering elemanı kim olursak olalım, burada ne yaptığımızı ne kadar anlarsak, işimize o oranda bağlılığımız artacaktır.  

 

Çalışma-hayatında dengeyi bir öncelik haline getirmek

İşyerinde mutluluğu arttıran olası güdüleyicilere baktığımız zaman, mutsuzluğun temel sebeplerini göz önünde bulundurmamız gerekir.

Stres ve fazla mesai, çalışma hayatının ortak nedenleri ve yan etkileri. Bu konuda yapılan son çalışmaya göre, birçok çalışan sağlıklı olma girişimlerini stres ve tükenmeyi azaltan, mutluluğu arttıran bir opsiyon olarak görüyor. Bu istenen etki, araştırma tarafından da destekleniyor.

Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışma, wellness programları için harcanan her doların, şirkete devamsızlık dolayısıyla oluşan maliyeti $2.73 civarında düşürdüğünü kanıtladı. 42 kurumsal wellness çalışmasının başka bir toplu analizi ise %25 oranında hastalık izni ve devamsızlık, %25 oranında sağlık giderleri ve %32 oranında işçilerin sakatlık maliyeti ve tazminatta azalma olduğunu gösterdi.

 

Çalışanların evden çalışmalarına izin vermek

Çalışma hayatı, esneklik arzusunu da beraberinde getiriyor. Günümüzde birçok ofis çalışanı, işlerini her yerde yapabiliyor. Peki neden üzerlerindeki baskıyı kaldırarak onlara izin vermeyelim?

Çalışma esnekliğinin, hem saat hem lokasyon anlamında bir bütün olarak bireyler ve iş üzerinde çeşitli olumlu etkilere sahip olduğu kanıtlandı: bu konuda ana gelişmeler ise artan iş tatmini, üretkenlik ve personeli tutma seviyesinin artması gibi sonuçları içeriyor.

Çalışanlara, kimin şu anda evden çalışmak istediği sorulduğunda, %78 oranında çalışan, bunun gerçekleşmesi durumunda daha mutlu olmalarına katkı sağlayacağına inanıyor. Bu arada, çalışan populasyonunun önemli bir bölümü (%34), evden çalışabilir durumda olmayı istiyor ve bu şekilde daha mutlu olacağına inanıyor ancak bu ayrıcalıktan mahrum ediliyorlar.

 

Övgüde bulunmak ve onay vermek

Çalışanlar ya da bireyler olarak, takdir edilmemek kadar motivasyonumuzu kıran bir şey yok. Gallup’un analizine göre Amerika’daki üç işçiden biri, son yedi gün içinde iyi performans gösterdikleri için takdir ve övgü aldıkları konusunda hemfikir.

Buna ek olarak, yeterince fark edilmediklerini hisseden çalışanların gelecek yıl işlerinden ayrılacaklarını söyleme olasılıkları, diğerlerine oranla iki kat daha fazla.

Takdir etmek ve övgüde bulunmak, bir başarma hissi yaratıyor ve çalışanların işlerinde kendilerini değerli hissetmelerini sağlıyor.

Peki, ekibinizin ağır çalışma şartları içinde mütemadiyen fark edildiklerinden nasıl emin olursunuz?

ISS’te takdiri sürekli olarak pekiştirmek için Elma Ödül Programı adından bir şey yarattık. Bu, verdikleri günlük hizmet kapsamında kendilerinden beklenenin ötesinde performans gösterdiklerinde ISS çalışanlarının takdir görmesini sağlayan bir girişim.

İnsanlar süreç boyunca, aylık ve yıllık olarak Elma Ödülü alıyorlar ve ISS çalışanlarının etrafında bulunan herkese adaylık sürecine katılmak isteyip istemedikleri soruluyor. Bu bir çalışma arkadaşı, yönetici ya da müşteri olabilir.

Övmek ve takdir etmek, liderlerin ve yöneticilerin mutlu bir işyeri yaratmaları için en basit ancak aynı zamanda en etkili fırsattır. Başlamak için hazır mısınız?