İnsanlar neden ortak çalışma alanlarını seviyor ve hepimiz bundan neler öğrenebiliriz?

Ortak çalışma alanlarıyla ilgili çok önemli bir husus var ve artık hepimizin ortak çalışmanın basit bir moda sözcükten ya da geçici bir eğilimden fazlası olduğunu anlamamızın zamanı geldi. Ortak çalışma kalıcı bir kavram olacak. O halde ortak çalışma alanlarından neler öğrenebiliriz? Ve neden insanlar bu alanları delice seviyor? 

O zamanlar “ortak çalışma” diye bir ifade henüz oluşmadıysa da, 1995 yılında Berlin’de ilk hacker (bilgisayar korsanı) alanı C-base açıldığında bu kavramın ortaya çıkışının temellerini görmüş olduk. Hacker’ların diğer ortak kullanım alanlarına benzer biçimde topluluk odaklı olan C-base, insanların buluşup çalışabileceği fiziksel bir ortam sunuyordu. Bu alan ortak çalışmanın üç kilit ilkesini somutlaştırmıştı.

  1. Benzer ilkeleri ve değerleri olan aynı kafadaki insanlar grubu
  2. Topluluk vurgusu
  3. Ortak çalışma ve etkinlikler için kullanılabilecek alan

Bugün artık dünya 22 yıl önce C-base’in doğduğu koşullardan çok farklı olsa da insanların günlük hayatlarında değer verdikleri şeyler aynı kaldı. Hala etrafımızda kendimizi ait hissedebileceğimiz bir insan grubu olmasını seviyoruz ve hala güçlü bir topluluk duygusuna sahip sosyal canlılarız.

Bazı şeyler hiç değişmiyor, değil mi?

Ortak çalışma bölge savaşlarını yıkarak işbirliği ve arkadaşlığı vurgular

Pek çok durumda halen normal çalışma saatleri dahilinde büro alanına gelmeleri beklenen kurumsal çalışanlara kıyasla ortak çalışma alanlarından faydalanan insanların çoğu herhangi bir yerde ve zamanda çalışma özgürlüğüne ve esnekliğine sahip. Her gün evinden çalışma olanağına sahip olan bu insanları ortak çalışma alanlarına çeken şey nedir peki?

İçimizden bir ses, sebebin ortak çalışma alanlarının temelinde yatan ilkelerin bununla bir ilgisi olabileceğini söylüyor.

Ortak çalışma alanlarında insanlar daha zayıf bir hiyerarşi kapsamında ve bağımsız olarak çalışıyorlar. Çalışanlar kendi projelerinden, süreçlerinden ve çalışma yöntemlerinden sorumlu. Bu koşullar “sosyal aylaklığı” ve hiyerarşik rekabet gibi üretkenliğe zarar veren davranışları önlüyor. Kurumsal bürolara nazaran ve sınırlı doğrudan rekabet ile iç çekişmeler kaynaklı olarak insanlar uyum göstermek için bir iş kimliği oluşturma gereği duymuyor. Ortak çalışma alanları insanlara kendileri olabilecekleri bir alan sunuyor.

Ortak çalışma bir topluluk hissi yaratır

Kendini bir topluluğun parçası olarak hissetmek insanların ortak çalışma alanlarında çalışmayı tercih etmesinin önemli bir sebebi. Araştırmalar göstermiştir ki uzun süreler boyunca evden çalışan insanlar sadece aşırı uzun çalışma saatlerine, dikkat dağılmasına, özel hayatlarında çatışmalara ve sürekli gerilime yol açacak şekilde iş ve özel hayatları arasındaki sınırı ortadan kaldırmakla kalmıyor, ayrıca yüksek düzeyde sosyal izolasyon ve yalnızlıkla baş etmek zorunda kalıyor. Bunun profesyonel performans üzerinde olumsuz etkileri olduğu kanıtlanmıştır.

İnsanlar sosyal ve profesyonel güvencesiz kalmaktan kaçınmak için, sadece işlerini yapabilecekleri değil aynı zamanda güçlü bir topluluğun parçası olabilecekleri ortamlar ararlar.

Her şeyin ötesinde, ortak çalışma alanları performans ve bununla ilgili stresten ziyade insan unsuruyla ilgili alanlardır. Bu da çalışmanın tamamen yeni bir yorumunu temsil etmektedir. Günümüzde işinden keyif almak, insanlarla tanışmak ve fikir alışverişi yapmak, mevcut toplumun en yoğun faaliyetlerinin etrafında şekillendiği temel değerler haline gelmiştir.

Ortak çalışma özgürlük ve bağımsızlıkla ilgilidir

Ortak çalışma alanlarıyla ilgili en önemli husus, insanların aktif olarak burada bulunmayı seçmesidir. İnsanlar içlerinden geldiği gibi kahve içip tartışma isteğindeyken yeni insanlarla tanışmak için, ekip çalışması için, ilişkiler ağını genişletmek için ve yalnız kalmak istediklerinde gidecek başka bir yere sahip olmak için ortak çalışma alanlarından faydalanır.

Yeni kuşak çalışanlar için özgürlük ve bağımsızlık giderek artan bir öneme kazanmaktadır. Öte yandan özgürlük bir noktaya kadar belirli açılardan yalnız olmakla ve günlük belirsizlikleri ve sıkıntıları kimseyle paylaşmamakla ilişkilendirilebilir.

Bir ortak çalışma topluluğu her iki dünyanın en iyi yanlarını birleştirir.

Ortak çalışma alanları insanların sosyal güvenliklerini kaybetmeden artan özgürlüklerinin tadını çıkarmasına olanak verir.

Ortak çalışma alanlarından neler öğrenebiliriz?

Ortak çalışma alanlarının artan popülerliği sadece bağımsız çalışan kişi sayısının artmasının bir sonucu değildir. Bunun ötesinde, işe giderkenki ruh halimizle de ilgisi vardır.

Günümüzde iş yerimizin sağlamasını beklediğimiz olanaklar on yıl öncekinden çok farklıdır. Ortak çalışma alanlarından ve bu alanların çalışanların ihtiyaçlarını karşılamayı sürdürme biçiminden bir şeyler öğrenebilmemiz için aşağıdakileri başarmamız hayati önem taşır:

  1. Sadece alan değil çalışma deneyimi oluşturmaya odaklanmak

Tasarıma aldanmayın. İlişkiler ağı kurmayı, yaratıcı düşünceyi, sosyal ilişkileri ve işbirliğini geliştiren açık alanlar yaratmaya odaklanmamız gerekse de, işyeri sadece kurulum düzeninden çok daha fazlasıdır. İnsanların işe gelmek istemesini sağlayan pek çok faktörden bazıları misafirperverlik, hizmet ve insan ilişkileridir.

  1. Güven aracılığıyla çalışanlarınızı serbest bırakabilirsiniz

Ortak çalışma topluluklarında görülen güvenden çok şey öğrenebiliriz. Eğer çalışanlarımızın elinden geleni yapacağına her zaman güveniyorsak, onlara işlerini tercih ettikleri herhangi bir ortamda yapma özgürlüğünü neden vermeyelim. Bu yüzden, iş yerini resmi ve gayri resmi sosyal etkileşimler için bir ortama dönüştürmek için çaba gösterin. İş yeriniz çalışanların sadece işlerini yapmak için değil, ayrıca iş dışında da eğlenebilecekleri bir yere dönüşsün.

  1. Ortak çalışmayı gerçek bir seçenek haline getirin

Neden ortak çalışmayı şirket stratejinizin bir parçası olarak değerlendirmiyorsunuz? İnsanlara çalışabilecekleri alternatif mekanlar sağlayın. İş yeri dışında bir ortak çalışma alanında vakit geçirmek yeni fikirlerin kıvılcımı olabilir, çalışanlarınızın ilişki ağlarını genişletebilir ve hatta yeni yeteneklerle bağlantı kurmanıza yardımcı olabilir.